mügüşlerin kalındır perdeleri
odanın sesleri dışarıyı duymasın diye
bir de tabii severdi mügüş memelerini
kan saatiyle kısa bir zaman
çığlık zamanıyla uzun saat
uykuda kısacık bir an
mügüş severdi iğneleri bağları düğümleri
anlaşılmazdı fısıldadıkları şükür mü dua mı emir mi
mügüş geç yatar
erkenden kalkardı akşamüstleri
yoldan bir yasemin kokusu mu geçti
perdeleri kıpırdanır
mügüş bak yasemin derdi
akşamları müzik açardı mügüş
geceleri dizlerini
dişlerini sıkardı sabaha kadar
mügüş anca dinerdi.
bir de müfit vardı
mügüş’ün ayrı sevdiği
bir o anlardı ellerini, memelerini
o verirdi hakkını
ağzına aldı mı dilini
nerelere gidiyor yine ellerin derdi
al kalbimi elle istersen
al bir mememi sana vereyim
biraz bacak da bırakayım giderken
istersen ben müfit
ve bir seks cihazı olarak sen
içimi nasıl güzel karıştırıyorsun
bir bilsen
kuşdibine çöktü öğle sıcağı,
işçiler susmuştu,
şemsiyeselerin tuzunda deniz,
oğlanların arasından inilen düzlerde,
vakit bulursa dünyaya yandan bakan,
belki eline verirlerdi onun da
bir anda bir akşam bir anlam
“ah” derdi gece oldu mu mügüş
“ah” derdi müfit “gece mi oldu mügüş”
“hep gece” derdi
“baksana perdelere
bir ses geçiriyor onlar
bir de koku, hep gece”
içinin geceleri herkese açıktı mügüş’ün
- at pıhtı at
artık öl sen mügüş
ben bakarım kalan zamana
tutarım, etrafında bir tur atarım
sağını solunu düzeltirim senden kalanın
bazen kalbini yalamak isterdi mügüş
bazen memesini
bazen kalbini yalardı müfit
bazen memesini
“bizim hiç park sorunumuz olmadı farkında mısın” derdi birden biri
“perdeler mi kalınlaştı kış mı uzadı anlamıyorum artık” derdi öbürü
“su bitmiş” derdi biri
“ne yiyelim” derdi öbürü
müfit, parmaklarından başlardı acımaya geceleri
açmaya geceleri beklerdi mügüş’ü
birlikte açıp birlikte kapatırlardı her şeylerini
- bu gece de kal istersen müfit
gidilmez artık bu saatte
sen artık uyu
ben üşütmem örterim üstünü
her şeyin üstünü örtebilirim müfit
kedilerin üstünü
sokakların üstünü bile örterim istesem
ama ellerimi nerelere koyayım bilemem
say ki yaşamadım seni hiç
say ki almadım ağzıma senden önce kimseyi
ne büyük yalnızlık
senden öncesi
ölünmüş mügüş, ölünür
ölüm şimdi kararmış bir gümüştür,
bir sen parlatırsın artık onu son bir kez,
havalar mı soğudu?
bir parça daha soyunursun mügüş,
ısınmak için odalarda,
ısıtmak için odaları,
sonsuz soyunursun
her şeyin nasıl da dünyayadır
her şeyin nasıl da buradadır mügüş
bir olmak ve ölmek ustası
büyük ve küçük tüm ölümlerle
buralardan dokuza doğru bir karanlık tay kalkışır kendisi olmaya
kapkaranlık bir tay olmaya koşar dört nala
karanlık bulaşır yelelerinden dünyaya
kapkara bir orospu uyurdu içimde
müfit’den önce
kapkara bir uyu ölürdü içimde
mügüş’ten önce
şimdi hangimiz gittik bilmiyorum
bu dünyanın renklerini de alıp yanına
hangimiz gitti ilk
perdeler ne zaman kanamaya başladı
nasıl çöktü bir yasemin baharı
bilmiyorum
hangimiz gitti
inan adımı bile bilmiyorum senden kalanla
kim yazdı bütün bunları.
Yorumlar