Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Boş Belge: Türkçe Edebiyat

Yine akşam oldu. Mesaiden yorgun argın çıkılmış, gün batımı kaçırılmış, bir gün daha kaybedilmiş, omuzlarımızdaki rüya-kediler bütün gün beynimizin içini kemirmiş, beynimiz rüya-kedilere karşı zamansız-böcekler yaratmış, sonra kontrolden çıkan iki savaşçı birlik bir araya gelip beynimizle savaşmaya devam etmişti: Onu öyle söylemeseydim, keşke orada o cevabı verebilseydim, keşke zamanında başka bir meslek seçebilseydim, dünyanın haritalandırılmamış yerlerini keşfetmeye çalışırken ben de öyle haritasız, zamansız, geriye dönüşsüz kaybolup gitseydim… Ama olmadı. Çünkü her şey olması gerektiği gibi oldu. Şimdi de, sanki yarın bütün o giriş-çıkışlar hiç olmayacakmış, otel öğlen boşalıp yine aynı öğlen dolmayacakmış, yüzlerce odanın binlerce valizi hiç taşınmayacakmış gibi içmeye gidiyordum. Önce omzumdaki kediyi susturdum, sonra da aklımın içindeki kıpır kıpır böcekleri defedip sahilden meyhaneye doğru yürümeye devam ettim. Deniz kızlarının, yunusların, gececil martıların, karanlıkları ...

Kiç İkame: İmamoğlu bir sabah korkunç düşlerden uyandığında…

Eserlerin kendinden değil de toplumsal arkaplandan yola çıkmayı seviyoruz: Ressama giydirdiğimiz “çıldırmış ulusalcı” deligömleğini dikmek  en pratik yol. Bu gayet mantıklı ama ölümcül derecede de zararlı. Bir başka hatalı yaklaşım ise nitelikli olmayan halk sanatını yeteneksizlik üzerinden değerlendirip rafa kaldırmak. Oysa söz konusu eser nesnel olarak değerlendirildiğinde, yerleşik bir hastalığın dışavurumu olduğu, bunun da onu sanat eseri yapmaya yettiği görülecektir. Öncelikli olarak resmin kiç kisvesi altında bir ucubeliği gözler önüne serdiği kabul edilmeli. Taşıyıcı tüm kolonları bu kiçlik üzerine kurulu: Biçimin her şey olduğunu kabul etmeli ki anlatmak istediği suçu kendi de işlesin, ve resim görüldüğü anda, kendisine bakan bakış ile o açık sözleşmeyi imzalasın. Bu suç ortaklığı da görevini yapsın ve bilgiyi ifşa etsin. (Günümüzde üstanlatı ile kendinden bahsetmeyen her eser ölü doğmuştur ve ancak dekorasyon amacı ile kullanılabilir.) İşporta işi bir görünüm için ü...

Dört Naylon Torba

Bir odada uyanılır. Arkadaş evidir. Yalnızsındır. Uykusuzsundur. Kalkarsın. Duş almazsın. Yüzünü yıkamazsın. Diş fırçan yoktur. Evden kendini çöpü atar gibi atarsın. Aynen böyledir. Kaldırımlara bakarak yürürsün. Makinelerle iyi anlaşırsın. Bilet verirler, su verirler, iade ederler. Turnikelerden geçersin. Metroya binilir. İnsanlara bakılır. Ayakkabılara bakılır. İnsanların arasından zorlanarak kapıya varırsın. Kızıldeniz bir kez daha yarılır. Yarılan deniz az sonra iz bırakmadan kapanır. Merdivende dikilirken insanların götüne bakmamaya çalışarak insanların götüne bakarsın. Sema'ya uğranacaktır. Sema'nın anlatacakları vardır. Anlat Sema denir. Sema anlatmaya başlar. - Kadının çocuğu ölmüş. Boğulmuş, boğulmuş. Benim anladığım çocuk ölmeseymiş de yine depresyona girermiş o kadın. Çocuğunun ölmesi bahane. Deli o kadın. Bakışlarından belli. Çocuğun ne suçu olacak canım. Babasının dikkatsizliği diyorlar. Sema bana bunları neden anlatıyorsun. Hayatıma nasıl girdin? Anne...

onlar

onlar bir insanı vuruyorlar hiçliğin biraz doğusunda aslında yoklar, merhaba dünyaya hoş geldin şöyle oturmaz mısın olmayan adamlar olmayan adamları öldürüyor şurada az ötede disko topu dönüyor pembe karelerden ışıklar düşüyor kadının omuzlarına omuzuna omuzuna konuşuyor deli diyor, dünya  bir göz kırpmasıdır zamanın aynasında iyimser gününde bak nasıl da vuruyor binlerce ölü bartleby  şehrin kıyılarına gözlerime kapattığın paralar cesedimi çevirdiğin yön artık ne yana baksam ben varım artık sadece çiçek falan at üstüme deniz kabukları rahatladım bile sayılır çok üzülme

Salıncak

Dünsüz krallık. Soysuz anlatı. Tüylerde uzay. Deride taşra. Işığa yanıt vermiyor gözbebekleri. Glaskow Koma Skalası. Kasaba Koma Skalası. Wernicke-Korsakoff Sendromu. Son bir fer için gereken fosil enerji. -Vicdana eklemlenmiş bir sefalet, hayatının bir bölümünde her insan için gerekli- Bir şey başlıyor şimdi orada. Nasıl. Herhangi bir şey diyorum yani. Nasıl. Ortasından mı. Başından mı. Bir şey bitiyor şimdi orada. Nasıl. Şimdinin tüm imkânlarından yararlanarak. Geçmişin de şimdisinden el alarak yani. Olmada ustalaşarak. Ne zaman biter tam olarak şimdi. Bir sonraki şimdi ne zaman başlar. Herhangi bir şeyin şimdisi diyorum. Yani. -Deney No: 0001- Deneyin Yapıldığı Tarih: PZT 14:00, 23 Temmuz Deneyin Kapsamı: Alt-Paleolitik Çağ - Antroposen Çağ Hava Şartları: Güneşli, En yüksek 36° olacak. Bu gece en düşük 23° ile açık. Gün Doğumu 06:06, Gün Batımı 20:29, Yağmur Olasılığı %0, Nem Oranı %29, Rüzgâr KKB 8 KM/saat, Hissedilen 37°, Yağış 0 cm, Basınç 1006 hPa, ...

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı neden sevmeliyiz?

Öncelikle, hiçbirimiz Gürpınar hazretlerini sevmek zorunda değiliz. Ama etrafında yaşayan insanlara ve son zamanlarda da birkaç mizah dizisinde kullanılmaya başlanmış, belli başlı temel insani özelliklere sahip, gerçekçi karakterlere biraz dikkatle bakan bir kişi, yüz yıl önce gerçek hayatın içinden alınıp kurgulanmış roman kişilerinin, çağdaşımız kişilerle nasıl bir örnek oturduğunu fark edebilir. Ama kolektif bir sevgi hadisesine girişmeden önce, Gürpınar’la olan kişisel ilişkime değinsem daha iyi olacak: O zamanlar ben henüz on yaşlarında bir çocuğum. Her normal çocuk gibi benim de Gürpınar’la çok düzeyli ilişkim, evdeki çocuk kitaplarından başımı kaldırıp babamın kitaplarına ilk baktığım zaman, Atlas Kitabevi’nin kahverengi ciltli kitaplarına rast geldiğimde başladı: Halide Edip Adıvar’la Hüseyin Rahmi’nin tüm kitapları seti. İç kapaklar bir çocuğun dikkatini çekecek kadar güzeldi. Ama Halide Edip bir çocuğun dikkatini çekecek kadar eğlenceli bir yazar değildi. Sanırım ha...

"zamanında açık ve ojeli de dolaşmış bir bayan olarak”*

- zamanında dolaşmış, ojeli, açık ve bir bayan olarak insanlar arasında - bir bayan olarak; ojeli ve açık bir açık olarak; ojeli ve bayan bir ojeli olarak; bayan ve açık manyaklar arasında bütün samimiyetimle - zamanında olmalı ojeli ve açık zamanında dolaşmalı ve ojeli olmamalı bir bayan olarak ojeli olmak flormar 352 - zamanlı bir bayan olmak ojelerini çıkarmış ve örtülü dinler tarihinden bir nesne olmak ve giderek kapalı ve olmamak yine de açık olarak bir bayan - ojeli de dolaşmış bir bayan olarak üstelik açık üstelik örtülü üstelik bayan - bayan zamanında ojeli bayan zamanı açık bayan zamanı zamanda dolaşmış bir bayan bayan olarak bayan olmak sürekli bir bayan olmak penissiz ve penisli bir bayan olarak ojeli ve açık ve dolaşmış ve bütün samimiyetimle *https://twitter.com/tuba198025/status/1018811959955853312

Adnan Hoca, Stepford Kadınları ve Kedicikler

Adnan Hoca Fenomeni: Türkiye’de hayatta kalmanın sırları Adnan Oktar’ın ne iş yaptığını hiçbirimiz tam olarak bilmiyoruz. Yaptığı programın reklam gelirleri ile yaşadığını düşünmek en mantıklısı ve en yasalı olabilir. Tabii yazıyı yazan kişi için en güvenlisi de… Adnan Oktar’ın ne iş yaptığını tam olarak anlayamamamız gibi, %99’unun Müslüman olduğu söylenen bir ülkede, yaptığı şeyi nasıl yapabildiği de merak konusu. Öyle ya, seküler ve şortlu kadınların toplu taşıma araçlarında ve tüm kamusal alanlarda, ve son olarak da kendi evinde bile şiddete ya da baskıya maruz kaldığı hepimizin malumu. Peki, Adnan Oktar gibi, adı sanı olan, evrim karşıtlığı konusunda büyük işler başarmış bir İslamcı nasıl oluyor da hem Allah’ın adını ağzına alıp hem de çıplak kadınlarla poz verebiliyor? İşin sırrı bir yandan şort giyip bir yandan da tespih çekmekte mi? Şehirli ve şortlu kadınlar da güvenliklerini Adnan Hoca’nın yöntemleri ile sağlayabilirler mi? Adnan Oktar evrimsel çerçevede İsl...

Sartre Tipi Aydın’dan Panda Tipi Aydın’a Murat Belge’nin Yolculuğu

Birkaç gündür Murat Belge’nin Türkiye Şiiri üzerine yaz(ama)dığı bir kitaba karşı yazılan yazıları okuyoruz. Henüz bu yazıların ateşi sönmeden, Belge’nin, Risk Altındaki Akademisyenler başvurusunda bulunduğunu ve kabul edilirse İngiltere’ye göç edeceğini okuduk. Ve doğal olarak hep birlikte güldük, eğlendik, neşelendik. Ama bunların altında artık anlamsızlaşmış olan öfkemiz yatıyor ki bu öfkenin sebebi de Belge’nin nasıl risk altında olabileceği üzerine kafa yormamız. Önce Sartre’ı -Hülya Koçyiğit’in “fazla özgür bir ülke” olarak tanımladığı- Türkiye’de erişime kapalı olan “Özgür Ansiklopedi” sloganlı ve VPN ile ziyaret edebildiğimiz Vikipedi’deki Sartre maddesinin, Sartre ve Aydın Tavrı adlı alt başlığından okuyalım: “Sartre, bir aydın ya da entelektüel olarak her zaman çok özel bir konumda durmuş ve bu aydın konumu üzerinden tartışmalar yürütülmesine vesile olmuştur. … Öyle ki, Sartre, hem tamamen özgürlükçü ve bağımsız bir konumda bulunup hem de sıkı bağlanımları gerektiren ...